9. sınıfta Pascal Prensibi nedir? Günlük hayat, eşitlik ve görünmeyen dengeler İstanbul’da sabahları metrobüse binen herkesin ortak bir deneyimi var: fiziksel olarak dar bir alanda, görünmez bir baskı altında yol almak. Ben 29 yaşında, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak bu kalabalığın içinde sadece insanların değil, fırsatların, eşitsizliklerin ve bazen de görünmeyen fizik kurallarının nasıl işlediğini düşünmeden edemiyorum. Geçenlerde bir lise öğrencisiyle konuşurken konu bir anda 9. sınıfta Pascal Prensibi nedir? sorusuna geldi. Açıkçası o an fark ettim ki, çoğumuz bu konuyu sadece fizik kitabında bir formül olarak hatırlıyoruz. Oysa biraz derine inince, bu prensip sadece sıvılarla ilgili değil;…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Alüminyum Isı İletir mi? Kültürler Arasında Maddeyi ve Anlamı Okumak Dünya üzerinde aynı maddeye bakıp bambaşka anlamlar yükleyen toplumların varlığı, insan düşüncesinin en büyüleyici yanlarından biridir. “Alüminyum ısı iletir mi?” sorusu ilk bakışta yalnızca fiziksel bir merak gibi görünür; ancak antropolojik bir gözle yaklaşıldığında bu soru, insan topluluklarının doğayla kurduğu ilişkinin, sembollerle örülü anlam dünyasının ve gündelik yaşam pratiklerinin bir yansımasına dönüşür. Bir kültürde mutfak aracıdır, başka bir kültürde ritüel nesnesi… Bir yerde modernleşmenin sembolüdür, başka bir yerde ekonomik dönüşümün sessiz tanığı. Isı iletkenliği gibi teknik bir özellik bile, insanlık tarihinin geniş dokusunda anlam katmanları kazanır. Madde, Anlam ve İnsan:…
Yorum BırakAsansör neden kat arasında kalır? Ankara’da gündelik bir merakın peşinde Ankara’da apartman hayatı, özellikle eski ve yeni yapıların iç içe geçtiği semtlerde, aslında küçük bir teknik sistemler ekosistemi gibi. Elektrik, su, ısıtma derken en çok da asansörler bu düzenin görünmeyen kahramanı. Ama bazen o kahraman bir anda duruyor ve insanı iki kat arasında, dar bir metal kutunun içinde bırakıyor. İşte o an akla gelen ilk soru genelde aynı oluyor: Asansör neden kat arasında kalır? Bu soruyu sadece teknik bir arıza gibi düşünmek eksik olur. Çünkü ben bunu ilk kez çocukken Kızılay’da eski bir apartmanda yaşamıştım ve o an hissettiğim şey,…
Yorum BırakEgitimhabercisi sayfasında bugün Altın çileğin yan etkileri nelerdir üzerine faydalı ve güncel bir içerik sizi bekliyor. Altın Çileğin Kültürel Bir Nesne Olarak İzleri Küçük, turuncu bir meyve; ince bir kâğıt fener gibi kendi zarının içinde saklı. Altın çilek çoğu zaman “sağlıklı atıştırmalık”, “antioksidan deposu” ya da “süper gıda” etiketleriyle anılsa da, insan topluluklarının bu meyveyle kurduğu ilişki yalnızca biyokimyasal bir fayda meselesi değildir. Farklı coğrafyalarda altın çilek, bazen bir pazarlık nesnesi, bazen ritüel sofraların sessiz bir misafiri, bazen de modern kimlik anlatılarının parlayan bir sembolüdür. Antropolojik bir bakış açısıyla bu meyveye yaklaşıldığında, onun etrafında örülen anlam ağları, akrabalık ilişkileri, ekonomik…
Yorum BırakHerkese merhaba! Bu yazımızda “Behçetin tedavisi var mı” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz. Behçetin tedavisi var mı? Geleceğe bugünden bakınca zihnimde dönen sorular İlginizi Çekebilecek İçerik: Behçet ismi nasıl yazılır ? Ankara’da yaşayan, günün yarısını ekran karşısında geçiren, diğer yarısında da “gelecek beni nereye sürüklüyor” diye düşünen biri olarak şu soruyu son zamanlarda daha sık kendime soruyorum: Behçetin tedavisi var mı? Çünkü bu sadece tıbbi bir soru değil. Aslında daha derin bir yerden geliyor. Kronik hastalıklar, özellikle de Behçet gibi dalgalı seyreden rahatsızlıklar, insanın hayat planını sessizce yeniden yazıyor. Bir yandan “tıp ilerliyor” diye umutlanıyorum, diğer yandan “ya…
Yorum Bırakİsimle Kargo Sorgulanır mı? Edebiyatın İzinde Bir İsim, Bir Gönderi ve Anlatının Dönüştürücü Gücü Kelimenin bir iz bıraktığı, bir ismin bir bedenden daha fazlasını taşıdığı, bir anlatının gerçekliği yeniden kurduğu bir dünyada “İsimle kargo sorgulanır mı?” sorusu yalnızca teknik bir merak değildir. Bu soru, modern hayatın lojistik ağlarıyla edebiyatın kadim anlatı damarları arasında ince bir köprü kurar. Çünkü isim, yalnızca bir kimlik değil; aynı zamanda bir hikâyedir. Bir gönderi, yalnızca bir paket değil; bir anlatı fragmanıdır. Ve her fragman, başka metinlere açılan bir kapıdır. Edebiyat tarihi boyunca isimler, kaderin şifresi olarak okunmuştur. Bir karakterin adı, onun yazgısına işaret eder; bir…
Yorum BırakEgitimhabercisi okurlarına özel hazırlanan bu metin, Avukata vekalet verme ücreti 2025 ne kadar konusunda pratik bir rehber sunuyor. Avukata Vekalet Verme Ücreti 2025 Ne Kadar? İnsan Zihninin Karar Mekanizmalarına Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok dikkat çeken şey, kararların çoğu zaman “rasyonel” görünse bile duygular, algılar ve sosyal etkiler tarafından şekillenmesidir. Bir avukata vekalet verme süreci de ilk bakışta yalnızca hukuki ve finansal bir işlem gibi görünür. Ancak zihnin arka planında çok daha karmaşık bir süreç işler. “Avukata vekalet verme ücreti 2025 ne kadar?” sorusu, aslında yalnızca bir maliyet sorusu değildir. Bu soru; belirsizlikle baş etme, güven…
Yorum BırakDuru karabuğday greçka gluten içerir mi? Günlük hayatın içinde başlayan bir merak Ankara’da yaşarken bazı sorular insanın aklına durduk yere takılıyor. Özellikle market raflarının önünde, elinde paket çevirip içerik okurken… Benim için bu döngü genelde iş çıkışı Migros’ta başlıyor. Ekonomi mezunu olduğum için etiket okumak biraz mesleki deformasyon gibi; fiyat/performans kıyasını sadece teknoloji ürünlerinde değil, yulaf ezmesinde bile yapıyorum. Geçen kış yine böyle bir akşamda, rafta “greçka” yazısını gördüm. Duru markasının paketiydi. Yanında küçük bir not: karabuğday. O an aklıma tek bir soru geldi: Duru karabuğday greçka gluten içerir mi? Çünkü son yıllarda çevremde gluten hassasiyeti olan insan sayısı ciddi…
Yorum BırakDolin ve obruk ne demek? Jeolojinin en garip ama en “komik” ikilisiyle tanışma rehberi Bugün sizlerle “Dolin ve obruk ne demek” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. İzmir’de yaşıyorum ve şunu baştan söyleyeyim: Bizde her şey biraz rahat, biraz da “olur öyle ya” kafasında ilerliyor. Ama iş jeolojiye gelince… orada işler biraz daha ciddi. Ya da en azından ciddi olması bekleniyor. Çünkü bugün konuşacağımız iki kavram var ki, isimleri bile sanki grup kurup indie müzik yapacak karakterler gibi: dolin ve obruk. İlk duyduğumda ben de şunu düşündüm: “Bunlar kesin Marvel evreninden yeni kötü karakterler.” Ama değil. Maalesef değil. (Ya da neyse…
Yorum BırakGiriş: Toplumsal Gerilimi Okumaya Çalışan Bir Bakış Toplum dediğimiz yapı çoğu zaman görünmez kurallar, yazılı olmayan normlar ve sürekli yeniden üretilen güç ilişkileri üzerinden işler. Bazen bir yasa maddesi, bazen bir haber başlığı, bazen de gündelik konuşmalarda geçen kısa bir ifade bu karmaşık yapının kapısını aralar. “Ruhsatsız silah cezası 2024 ne kadar?” sorusu da ilk bakışta yalnızca hukuki bir merak gibi görünür; ancak sosyolojik açıdan bu soru, çok daha derin bir toplumsal örgünün işaretidir. Bu yazı, bireylerin güvenlik algılarıyla devletin düzenleyici gücü arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışan bir gözle kaleme alınmıştır. Burada amaç yalnızca cezai yaptırımı açıklamak değil; aynı zamanda bu…
Yorum Bırak