İçeriğe geç

Takiye caiz midir ?

Takiye Caiz Midir?

İstanbul’un o kalabalık sokaklarında yürürken, insanların yüzlerine bakıyorum. Kimi önde, kimi geride, kimisi mutlu, kimisi endişeli… Hepimiz bir şekilde bir şeylere inanıyoruz. Ama bazen öyle anlar geliyor ki, insan kendine bile ne kadar dürüst olduğunu sorguluyor. “Takiye caiz midir?” diye sorarken de tam olarak bu noktada takılıyorum. Ne kadar doğru, ne kadar samimi olmalıyım? Hangi koşullarda yalan söylemek, doğruyu saklamak ya da sadece farklı bir şekilde ifade etmek kabul edilebilir? Hadi gelin, bu meseleyi birlikte sorgulayalım.

Takiye’nin Geçmişi: İnancın ve Gizliliğin Çelişkisi

Bu kavram aslında bir dini terim olarak karşımıza çıkıyor. Takiye, genellikle Şii Müslümanlar arasında bilinen, zor durumda iken inançlarını saklama ya da başkalarına farklı bir şekilde gösterme durumudur. Hani bir şeyin arkasındaki gerçekliği gizlemek zorunda kaldığınızda, işte ona takiye denir. Ama bu, her zaman kötü niyetle yapılan bir şey değildir. Tarih boyunca, dini inançları yüzünden zulme uğrayan, hatta öldürülen insanlar, hayatta kalabilmek için zaman zaman bu yolu tercih etmiştir. Takiye, sadece bir savunma mekanizmasıdır.

Peki, dini bir kavram olarak baktığımızda, bu kadar ağır bir anlamı olan takiye, bugün bizim günlük hayatımıza nasıl giriyor? Dini inançlarımızı gizlemek, zor durumlar için başvurulabilir bir seçenek olarak görülmeli mi, yoksa bir tür yalan olarak mı değerlendirilmelidir?

Bugün: Takiye, Toplumda Nasıl Yer Buluyor?

Günümüzde takiye, sadece dini bir kavramdan daha fazlası haline gelmiş durumda. Belki de bugünün insanı, inançlarından, düşüncelerinden ya da kimliğinden daha çok toplumsal baskılarla şekillendiriliyor. Örneğin, iş yerinde herkesin gözleri üzerinde. Bir akşam, ofiste arkadaşlarım arasında geçen sohbeti hatırlıyorum. Farklı dini inançlardan, kökenlerden gelen bir grup insan bir arada çalışıyoruz. Bir konu açıldı, herkesin görüşünü sormaya başladım. Birçok kişi, bana katılmadığı bir fikri dile getirmekten kaçındı. Kimisi sessiz kaldı, kimisi ise “tamam, buna katılmıyorum ama ne gerek var tartışmaya?” dedi. Bir tür takiye değil mi bu? Kimse gerçek görüşünü açıkça paylaşmıyor, çünkü toplumsal olarak kabul görmek, dışlanmamak daha önemli.

Bugün, insanlar aslında çoğu zaman kendi kimliklerini saklamak zorunda kalıyorlar. Bu, bazen işyerindeki toplumsal baskılardan, bazen de sosyal medya üzerinden gelen “görünüş” taleplerinden kaynaklanıyor. Kimliğimizi gizlemek, farklı bir şekilde davranmak, belki de bir çeşit sosyal “hayatta kalma” stratejisi olarak karşımıza çıkıyor. Kendi düşüncelerimizi ya da inançlarımızı açıkça dile getirmek, bazen zorlayıcı olabilir. Belki de bu yüzden, “takiye” biraz daha geniş bir anlam kazanıyor.

Peki, Takiye Sadece Bir Savunma Aracı Mıdır?

Bana kalırsa, takiye dediğimiz şey, bazen sadece hayatta kalabilmek için bir araçtır. Toplumun kuralları, kendi doğrularını dayatır ve buna uymak zorunda kalırsınız. Bu, sadece dini değil, toplumsal bir gerçekliktir. Ama bu, her zaman doğru olanı yapmamak anlamına mı gelir? Bunu sorgularken, bazen iş yerindeki bir konuşma aklıma geliyor. Bir arkadaşım, toplumun baskıları nedeniyle, inançlarına dair gerçek hislerini paylaşmaktan kaçındı. Hangi birini tercih ederim? Gerçek kimliğini gizleyip kabul görmek mi, yoksa gerçek bir kişilikle, olacağıma olacağım diyerek dışlanmak mı? Bu sorunun cevabını bulmak zor. Zira her zaman ve her durumda “gerçek” kimliğimizi sergilemek, her zaman en sağlıklı yol olmayabilir.

Gelecek: Takiye ve Değişen Toplumsal Normlar

Gelecekte, toplumlar daha fazla çeşitliliği ve bireyselliği kabul ettikçe, takiye kavramının yerini daha fazla açık fikirli ve kabul edici bir yaklaşım alabilir mi? Herkesin düşüncelerini ve inançlarını özgürce ifade edebildiği bir dünya mümkün mü? Benim aklımdan geçen bu. İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde yaşıyorum, her sokak köşesinde farklı bir dünya var. İnsanlar birbirinden farklı dillerde konuşuyor, farklı kıyafetler giyiyor, farklı inançlara sahipler. Ama o kadar çok insana şahit oldum ki, kimse kendini olduğu gibi ifade edemiyor. Sosyal medya paylaşımları, dışlanma korkusu, etiketleme… Bunlar hep bizi biçimlendiren şeyler. Ve belki de takiyeyi daha da yaygınlaştıran şey, toplumsal normların gittikçe daha katı hale gelmesidir.

Gelecekte, daha özgür, daha hoşgörülü bir toplumda yaşadığımızda, belki de takiye ile ilgili bakış açımız da değişir. Kimse kendini gizleme gereği hissetmez, kimse başkalarının gözünde kabul edilme zorunluluğu hissetmez. Ama işte, bu da sadece hayal… Şu anki dünyamızda, bazen bir adım geri çekilmek, bazen sessiz kalmak, kendini ifade etmektense, takiyeyi tercih etmek de bir tür “hayatta kalma” stratejisi olabilir.

Sonuçta Ne Düşünüyorum?

Sonuçta, takiye caiz midir sorusunu sorarken, aslında toplumsal baskılar ve bireysel özgürlük arasındaki dengeyi sorguluyoruz. Hepimiz bir şekilde sosyal kabul arıyoruz. Ama bu kabul, bazen kendimizi saklamamızı, doğrularımızı gizlememizi gerektiriyor. Takiye, bir bakıma bir kurtuluş yolu gibi görünebilir, ama bu aynı zamanda kimliğimizi kaybetmek de olabilir. Bugün, herkesin daha açık fikirli olabileceği, herkesin daha samimi bir şekilde konuşabileceği bir dünya hayal ediyorum. Ama bu, kolay olmayacak. Belki de takiye, en azından şimdilik, toplumsal yaşamın bir parçasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güncel girişhttps://www.betexper.xyz/elexbetgiris.org